DEFTERLERİMDE DURAN BİLGE SÖZLER veya MİNİ TESPİTLER (101-150)

    DEFTERLERİMDE DURAN BİLGE SÖZLER veya MİNİ TESPİTLER (101-150)

    101. Nikolay Vasilyeviç Gogol, Bir Delinin Hatıra Defteri'nde der: "Bu dünyada hiçbir şey sürekli değil; bu nedenle de neşe, ikinci dakikada birincidekinden farklıdır; üçüncüde bir derece daha zayıflar, sonunda bütün bütün yok olur, eski durumumuza döneriz; suda genişleyen halkaların, sonunda suyun yüzeyi ile bir olup yitmesi gibi."
    102. Fikret Şimşek der: "Bir orkestra şefi gibi işini büyük ciddiyet, samimiyet ve zamanında, sağlıklı şekilde yapacaksın ve bununla övünüp yansımalarını izleyeceksin."
    103. Carlo Petrini, Terra Madre kitabında der: "Bu yerel ekonomik sistemlerle birlikte kat edilecek olan uzun bir yoldur Yerel Ekonomik Sistem. Yavaşlık değeri bize bir kerede her şeyi elde edemeyeceğimizi; daha önemli olan şeyin niyetler, açılmaya olan uyum, hafıza ve bakım olduğunu anlatır. Şüphenin faydasını, uyarı ilkesini, ve hatta yapma olasılığını tanımamız için ortaya çıkan yeni bir anlatım değil bu. İnsan hata ve krizlerden hep kendinindeki en iyiyi ortaya çıkarmayı bilmiştir. Bu yüzden ekonomik, mali, iklimsel, çevresel ve değerler açısından pek çok kriz karşısında sunulan çıkış yolu her zaman gıdadan başlayan bir rönesans olmuştur. Tadını çıkarmak istediğimiz, hesaplar üstüne değil duygular üstüne kurulan yeni bir hümanizm, çünkü faaliyetlerimiz kendi aralarında ve dünyadaki oluşumumuzla uyumsuz değildir."
    104. Fikret Şimşek, 10 numaralı defterinden der: "Yıkalım demiyorum, şehir hayatında örmüşsün ağlarını o kadar. Ama bir, Transporter'imize binsen, salına salına, gülüşe gülüşe -nasıl olsa şoför hariç, dönerken herkes birbirinin omuzunda yorgunluğuna uyuklayacak- gitsek de Güneşköy'e, kendine bir pencere mi açsak bu duvarlara, hem toprağa dokunursun, kuşları görürsün, bir iki sebzenin tadına bakıp, herkesin arkasında dolanan Rey'i seversin, belki mutfakta bir çay koyarsın önümüze. Ne bileyim, Transporter'imize bir binsen diyorum."
    105. Oscar Wilde, Darin Gray'in Portresi kitabında der: "Hatırlıyorum da, bir gün sen, iyi niyetlerde bir uğursuzluk vardır, her zaman geç kalırlar, demiştin."
    106. Fikret Şimşek der: "Mesaj çok basit. Ödüllerin yanında zorluklar da var. Tabiata saygıda sizlere yardımcı olacağız. Yüzeye çıkan insanlardan olacaksınız. Şimdi tarlaya gidip tohumları ekeceğiz, biraz taş toplayacağız ve öğle yemeği ardından biraz dinlenip, işe koyulacağız ve herkes başka bir gurup içinde olmuş olacak. Bol şans!"
    107. Jiddu Krishnamurti der: "Kitaplardan, profesörlerinizden öğrenir, sınavları geçer, birkaç diploma sahibi olur ve bir işi bulursunuz; bu hiçbir şeydir. Bu çılgın dünyada gereklidir ama tüm o içsel hareketin olağanüstü deviniminden, güzelliğinden, inceliğinden, hızından tamamen hebersiz olmak sadece cehalet olmakla kalmaz, kendi yokoluşunu getirir."
    108. Arthur Schopenhauer, Hiçliğin Mutlu Sessizliği kitabında der: "Her gerçek, üç aşamadan geçer. İlki, dalga geçilir. İkincisi, şiddetli biçimde karşı çıkılır. Üçüncüsü ise bariz olarak kabul edilir."
    109. Fikret Şimşek der: "Keşke, diye başlıyoruz. Keşke hırpalandıkça, bir iki sallandıkça güzel kokular saçan fesleğenler gibi olabilseydik."
    110. Bir alıntı: "Eğer üvez ağacının tohumu iyi değilse, kökleri derinlere inemez, kökler derinlerde değilse, başı göğe eremez. Ağaçlara biraz da bu gözle bakın." 
    111. Bir alıntı: "Ne mutlu bana; ışıklı rüyalarla dolu bir bahar uykusu gibiyim, akarsu gibi umutlu ve buğday tanesi kadar cesurum."
    112. Fikret Şimşek der: "Vaktimiz elbette var. Git bi çay demle, bugün Cumartesi Pazar. Tek kelime ile 48 saat eder. İyi şeyler yapacağız. Üç beş küçük iyilik ve komşumuza bir merhaba mesela. Güneşten daha mı akıllısın, içten içe yandıkça her gün sana doğmakta sözü var.. Biliyorsun."
    113. Francis Bacon der: "Bizi güçlü yapan yediklerimiz değil, hazmettiklerimizdir; bizi bilgili yapan okuduklarımız değil, kafamıza yerleştirdiklerimizdir; bizi zengin yapan kazandıklarımız değil, muhafaza ettiklerimizdir."
    114: Fikret Şimşek der: "Şimdiki zaman bizimle başlar, seninle sürdürülür, onunla elden ele taşınır. Annem Avusturya'dan Güneşköy'e destek vermek için geldi. Bu hepimizi mutlu etti."
    115. Fikret Şimşek der: "Aksaklıklar vardır.. Keyfimiz yerinde de olacaktır mesela; arızaya düşmemek; şalterin gereksizce kapatılmaması; kararın zamanında, gözetilerek doğru zamanda, verilerin ve çıktıların dikkatle incelenerek verilmesidir esas olan."
    116. Bir not: "Ülker Gökmen. 25 dakikada 600 kg domatesi yıkayıp salçalığa hazırlayan maratoncu gönüllümüz."
    117. Edgar Allan Poe, Kuyu ve Sarkaç kitabında der: "Beceriklilik ile çözümleme yeteneği arasındaki fark, hayal kurmak ile hayal gücü arasındaki farktan çok daha büyüktür, öte yandan birbirlerine çok benzemektedirler. Gerçek şu ki, becerikli kişiler her zaman hayal kurar, yaratıcı olanlar ise çözümleyicidirler."
    118. Fikret Şimşek der: "Kalbini tabiatın içinde yeşertenler.. dünya için tehlikeli sayılmazsınız artık. Artık sadece kollarınızla değil, işlere kalbinizle de sarılırsınız. Kalbin seven tarafı vardır, sizin yaptıklarınız başkaları tarafından görülecek, sevilecek ve takdir edilecektir."
    119. Bir not. Rey adlı Beagle cinsi köpeğim, yeni yaptığımız mini derenin içindeki suya girer: "Rey, acaba kendinle ilgili değiştirmek istediğin bir şey var mı? Bu yaz sıcağında akan sudan oluşan küçük biotopumuzda serinlemek nasıl bir duygu? Mutlaka iyidir. Sen eğlenirken zaman ne kadar da çabuk geçiyordur. Bizler tarlada güneş tepemizdeyken, gözlerimizden alev fışkıra fışkıra elimizdeki sepetlere sebze hasadındayız. Hani diyorum, serinlemek bizim de hakkımız olmalı. Bir de İsabel eve seni bu kirlilikte sokmayacak, bu yorgunlukta seni yıkamak saat 23:00 gibi bana düşecek. Ama eğlen, bunu isterim."
    120. Fikret Şimşek der: -Dışarda yağmur yağıyordur- "Yağmur yağar, seller akar, Arap kızı camdan baksa da, bakmasa da dileklerinizi hayata geçirin. Belirli bir plan, fikir ya da zihinsel resim seçin. Bu da yoksa, başka şeyler olmamışsa yani, planları olanların  ardından, yanından koşun; birlikte olun. Zihinsel ve duygusal olarak o fikirde bütünleşin. Zihinsel tutumunuza sadık kaldığınız sürece, dilekleriniz gerçekleşecek. Bilinçaltınıza güvenin, onun bir gücü vardır."
    121. Bir not: "Mesele şuydu; proje ya sahiplenilir ona göre çalışılır ya da neden yapılmadığı karara bağlanır ve bu çözümüdür. Askıda eziyete bırakılmaz. 2019'da benim kararsızlıklarım projeyi bitirdi."
    122. Bir not: "Ben zamana inanmam, an'lara inanırım. Zaman bardağı yarı dolu gösterir, boş ya da dolu değil."
    123. Bir not: "Alaycılığın da faydalı bir tarafı vardır, kaybedilecek şey az görünür. Alaycılık rahatlatır. N'apıyorsun sen burada? diye kendine sorabilirsin. Benim cevabım: Benden sonrakine ciddi bir hazırlık. Benim görevim bu zaten, buna da sürdürülebilirlik denir."
    124. Bir not: "Dünyanın yapamadığı da anlayamadığı da bu. Kötü hırs. O zaman sorarım, yaratılışta insana neden bu kadar psikolojik ruh, his verildi? Bir başkasına duyulan kontrolsüz stres, kıskançlık, özenti her şeyi mahvetme başlıkları."
    125. Fikret Şimşek der: "İnsanlığın ya başlangıç hikayesi çok korkunç ve böyle giderse hikaye korkunç bitecek. Ya da sonunda kendimiz kendilerimize güleceğiz. Yani kontrol bizlerde olmadığında. Zaten kontrol bizde değil bu gezegende. Bunu hiç mi hiç unutmayalım."
126. Jean-Christophe Grange, Son Av kitabında der: "İnsanların çoğu, aldıkları kararları uyguladıklarında 'kusursuz' olacaklarını ya da 'eşsiz' bir insana dönüşeceklerini düşünürdü. Ama tam tersine verilen bu sözler hiçbir zaman tutulmaz, insanı derinden yaralardı. Herkes kendi hayallerinin kurbanıydı."
    Fikret Şimşek olarak ben, hayallerimin kurbanı değilim. Bu notu bu alıntının altına düşmek istedim. Başlarsın, biter ya da bitmez. Esaslı ve planlı çalışmak esastır. Başkalarına azdan çoktan ışık olunur.. Akıl fazla mesai yapsın, beynin motorları çalışsın yeter ki.
    127. Richard Sennett, Yeni Kapitalizmin Kültürü kitabında der: "Bir 'Klon' kentten bir diğerine gezip duran, her kentte aynı mağazalara girip, aynı ürünleri satın alan bir turiste benzer. Önemli olan geziyor olmasıdır: Tüketiciyi uyaran, ileri gitme sürecinin kendisidir."
    128. Kendime soruyorum, ne yapıyorsun, neyin peşindesin? EkoFiko'da 2018-19'da salça yaptın, turşu yaptın, bakliyat sattın, permakültür ve tabiat sohbetleri hazırladın, vergi mükellefi oldun, kitaplığını en az üç kat genişlettin, bütün tezgahları, badana, demir boyama ve tahta işleriyle üç yıl uğraştın, 57 bin lira cepten harcadın. Başlarken batacağını, yani bu işin başarısını amaçlamıyordun; yani dostum kafana göre süreci yaşamak istedin, yaşadın, sistemi kapattın tam işler yoluna girecekken. İyi."
    129. Ahmed Arif der: "Çiçek gibi insanların kalbini kırdınız, umutlarını yok ettiniz, bahçeleriniz bahar görmesin."
    130. Fikret Şimşek der: "Yardım hissedin, yardım alın. Herkesten yardım isteyin. Bunu değerlendirin. Faydası olacaktır."
    131. Fikret Şimşek der: "Çiçekler çok yalnızdır, onları her gördüğümüzde iki parmağımız ile toprağına dokunalım, susuz mu bir bakalım, yoksa beklemekten bitkin düşerler. Yalnızlığımızın bekleyişini çiçeklere yüklemeyelim lütfen."
    132. Martin Buber der: "Ancak birbirlerine derin bir saygıyla bakan, yapacakları işi cidden kavramış ve sorumluluklarını anlayan, insanlara söz diye hitap edebilen kişiler, birlikte 'Biz' diyebilirler."
    133. Fikret Şimşek der: "Çevremdekilerin içinde salınırken bir kimliksizlik içine düştüğümü bugün görebildim ne yazık ki."
    134. Steve Jobs der: "Ben insanların daha ihtiyaç olduklarını düşünmedikleri şeyleri ortaya koydum."
    135. Fikret Şimşek der: "Yaşam, kalbinin şarkılarını söyleyecek bir namuslu insan buladığında, düşündüğü şeyi dile getirmesi için ya bir tür yaratır ya da bir filozof. Bizler de Güneşköy'de Mandala çevresinde bu şarkıya destek olmak için arkadaşlarımızla bir Botanik Bahçesi başlatmaya 2016 yılında karar verdik."
    136. Sezen Aksu der: "Uzanıp Kanlıca'nın orta yerinde bir taşa, gözümün yaşını yüzdürürüm hisara doğru, yapacak hiç bişi yok gitmek istedi gitti, hem anlıyorum hem çok acı tek taraflı bitti, bir lodos lazım şimdi bana bir kürek bir kayık."
    137. Bir not: "İnsanın kendisini sıkıcı hale getirmesinin sırrı ne zaman duracağını bilmemesidir."
    138. Robert Frost der: "Dünyanın yarısı söyleyecek bir şeyi olan ama söyleyemeyen, öteki yarısı da söyleyecek bir şeyi olmayan ama durmadan konuşan insanlardan oluşur."
    139. Baruch Spinoza der: "İnsanlar, bize zarar verdikleri için değil; yaptıkları haksızlıklarla ruhumuzun ışığını söndürüp içimizdeki saldırganlığın ortaya çıkmasına sebep oldukları için tehlikelidir."
    140. Oğuz Atay der: "Hayatta silgim hep kalemimden önce bitti, çünkü kendi doğrularımı yazacağıma tuttum başkalarının yanlışlarını sildim."
    141. Çetin Altan der: "İnsanlar değerli olmayı unuttular, önemli olmaya çalışıyorlar."
    142. Thomas Jefferson der: "Kim olduğunu bilmek ister misin? Davranış! Davranışın betimleyecek ve tanımlayacak seni."
    143. Revolver der: "Karşılıklı oynanan tüm oyunlarda her zaman bir rakip bir de kurban vardır. Önemli olan, ne zaman ikincisi olduğunuzu bilmektir. Böylece ilki olabilirsiniz."
    144. Alfred Adler der: "Tüm yaşamımız, insanların birbirini karşılıklı etkileyebileceği varsayımına bağlı olarak akıp gitmektedir."
    145. Wood Allen der: "Bu dünyada iki tip insan vardır: İyi ve kötü. İyiler daha rahat uyur ama kötüler uyanma vaktinden çok daha fazla keyif alırlar."
    146. Hacı Bektaşi Veli der: "Okunacak en büyük kitap insandır."
    147. John D.Rockefeller der: "İnsan önce kendi içinde, sonra dışarıda mağlup olur."
    148. Sunay Akın der: "Çocuğunu asma köprüde sallayan bir annedir İstanbul ki onun içi dolu biberonudur Kız Kulesi soğusun diye suya tutulan."
    149. Kızılderili Atasözü: "Her birimizin farklı rüya gördüğünü hatırlamakta yarar var."
    150. Socrates der: "Ben bilmediğimi bildiğim için diğer insanlardan akıllıyım."





































Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

KENDİME BAKABİLDİĞİM ORANDA ALEMDE HER ŞEY TANIDIK

YAZMA İŞİ

GEÇEN GİDEN BİR HAYAT VAR